• https://www.facebook.com/pages/Isparta-T%C3%BCrk-Oca%C4%9F%C4%B1/1565890796990196
  • https://twitter.com/IspTurkOcagi

" TÜRK OCAKLARI - KAMU YARARINA ÇALIŞIR DERNEK"    "Türk Ocağı, Türk’ün has ocağı, varlık ve birlik ocağı,yüksek alevlerle tütsün, muhitine nurlar saçsın; yaşasın ve yaşatsın.Türk Ocağı, Türklük güneşinin ocağıdır. Asırlarca bunu söndürmek için çalıştılar. Bu ocak hepimizi aydınlattı." (1923 Kemal Atatürk )

Genel Başkanlar

      

    Mehmet Emin YURDAKUL Ahmet Ferit TEK Hamdullah Suphi TANRIÖVER

 

Prof. Dr. Osman TURAN Prof. Dr. Necati AKDER Prof. Dr. Emin BİLGİÇ

 

Prof. Dr. Orhan DÜZGÜNEŞ Sadi SOMUNCUOĞLU Nuri GÜRGÜR

 

 

 

 

Mehmet Emin YURDAKUL (1912)

Ahmet Ferit TEK (1912)

Hamdullah Suphi TANRIÖVER (1912-1931 / 1949-1959 / 1961-1965)

Prof. Dr. Osman TURAN (1959-1960 / 1960-1961 / 1966-1973)

Prof. Dr. Necati AKDER (1960-1961)

 Prof. Dr. Emin BİLGİÇ (1973-1974)

Prof. Dr. Orhan DÜZGÜNEŞ (1974-1994)
 
Sadi SOMUNCUOĞLU (1994-1995)
 
Nuri GÜRGÜR (1996- )
 

MEHMET EMİN YURDAKUL 
GÖREV DÖNEMI: 1912

Mehmet Emin Yurdakul 13 Mayis 1869'da Istanbul'da, Besiktas'ta dogdu. Babasi Salih Reis, Anasi Emine Hatundur. Mütevazi bir ailenin çocugudur. "Saray Mektebi" adli sibyan okulundan sonra, Besiktas Askeri Rüstiyesine girdi. Siyasal Bilgiler Fakültesine girmisse de bitirmeden ayrilip, Babiali Sadaret Kalemine katip olarak ise basladi. 1893'te Rüsmüat Evrak Müdürü oldu. Bu arada, Selanik'te Asir, gazetesinde "Cenge Dogru" isimli siiri yayinladi. Bu siir kendisine büyük ün kazandirdi. 

Daha sonra Erzurum'da, Hicaz'da Sivas'ta valilik yapti. Istifa ederek Istanbul'a geldi.

Arkadaslariyla "Türk Yurdu" Dergisini çikardi. 1912 yilinda Türk Ocagini kurdu. Ocagin ilk kurucu genel baskani oldu. Bilahare Erzurum valiligine getirildi. Musul'dan milletvekili seçildi. Milli Mücadeleye katildi. Ankara'ya geldi. Sarkikarahisar, Urfa, Istanbul Milletvekilliklerinde bulundu, Milli Sair Unvani verildi. Ocak 1944'te Istanbul'da öldü. 

ESERLERI: "Türkçe Siirler", "Türk Sazi", "Ey Türk Uyan", "Tan Sesleri", "Ordunun Destani", "Dicle Önünde", "Turana Dogru", "Zafer Yolunda", "Isyan ve Dua", "Aydin Kizlari", "Mustafa Kemal", "Ankara", "Türkün Hukuku", "Danteye" 

Osmanli Imparatorlugunun yikilma döneminde, bilhassa ikinci mesrutiyetten sonraki Türkçülük mücadelesinde Mehmet Emin Yurdakul'un büyük gayreti ve çalismasi vardir. Yeni Türk devletinin kurulmasinda Mehmet Emin Yurdakul ve arkadaslarinin üstün çalisma azmi, kararli ve saglam tavirlari, devletimizin yapisini belirleyici olmustur. 

Türk Ocaginin ilk Genel baskanligi serefini de tasiyan Mehmet Emin Yurdakul, ölünceye kadar, Türk Milliyetçiligi ülküsünü sarsilmaz bir imanla yasamaya ve yaymaya devam etmistir. 

Türk Ocaklari 1 numarali resmi kurucusu ve üyesi olan Mehmet Emin Yurdakul 1943 yilinda Istanbul'da yapilan 75. yas gününde sunu söylüyor: 
"Ben halk çocuguyum. Halk evladi bir ana ile babanin kucaginda büyüdüm. Atalardan kalma halk ögütleriyle halk ninnileriyle çocuklugumu geçirdim. Biraz yetiskin çaga geldigim vakit bu halki çok acikli bir halde gördüm. 

Kalemimi elime aldigim zaman, nasil bir yazi yazmak lazim gelecegini kendi benligimden sordum. Içimden bir sesin bana “kendi kanini tasiyan ve kendi diliyle konusan bir halki uyandirmak için ne yolda yazmak lazim gelirse iste öyle”, diye hitap ettigini duydum. 

Halkin ruh ve hayatindan kuvvet ve ilham alarak, kalbine ates ve alnina alev koymak, hür ve mesut mukadderatini kahraman ve fatihi yapmak gayesini güttüm"

Ingilizlerin Türk Ocagini isgalinin hemen ardindan yaptigi bir konusmada Türk Gençlerini yeniden bir büyük mücadeleye çagirarak sunlari söylüyor: 

“Ey genç, bak senin ocagin, bugün de seni çagiriyor, onun milli ruhu sana bugün de baska bir mücadele yolu gösteriyor. Yakilmis, yikilmis, harap fakir vatanimizin hasretini çekiyoruz. Burada gençler bas basa vermistir. Siyasi sinirlariyla, daglariyla, dereleriyle degil, feyzi ile ümrani ile, kalemi ile , sanati ile, yeni bir vatan çizip ortaya çikaracagiz. Biz ocagimizin mihrabi önünde bunun için toplandik, bunun için and içtik. Ocagin içinde gözlerin görmedigi, fakat ruhlarin sezdigi bir fikir mihrabi vardir.”

 

 

AHMET FERİT TEK 
GÖREV DÖNEMI: 1912

Ahmet Ferit Tek, 1877 yilinda Bursa'da dogdu. Istanbullu bir aileye mensuptur. Babasi Maliye muhasebecilerinden Mustafa Resit Bey, büyük babasi, kadi Asim Efendidir. 

Annesi Ibrahim Aganin kizi Hanife Leyla hanimdir.

Asker olmak isteyen Ahmet Ferit Tek, Kuleli Askeri Lisesine girdi. Daha sonra Harbiye'ye devam ederek tegmen rütbesi ile mezun oldu. Bilahare talebeler arasinda baslayan mesrutiyetçi cereyanlara karisti ve Trablusgarp'a sürüldü. 

Trablus'tan, Yusuf Akçura ile birlikte bir kayiga binerek Tunus'a, oradan da Paris'e kaçti. Burada Siyasal Bilgiler Fakültesine girerek mezun oldu. "Surayi Ümmet" Gazetesinde yazilar yazdi. 1903-1908 tarihleri arasinda Kazan'a gitti. Daha sonra Misir'a yerlesti. Bu arada Kahire'de yayinlanan "Türk" Gazetesinde yazilar yazdi. 

1908'de Istanbul'a geldi. Devlette görev aldi. Siyasal Bilgiler Fakültesinde tarih profesörlügü yapti. 
Milli Mesrutiyet Firkasi adli milliyetçi bir parti kurdu. Partinin programinda su fikirler yer aliyordu. "Türkler yüzyillardir Imparatorlugun hudutlarinda çarpisti. Kendi illerini ihmal etmek zorunda kaldilar. Türk illerinin kalbi Anadolu bakimsizdir. Türklerin de kendi milli kaderlerini düsünmesi saati çalmistir". 

Sair Mehmet Emir Yurdakul, Ahmet Agaoglu, Yusuf Akçura ve birkaç arkadasi ile 25 Mart 1912'de Türk Ocagini kurdu. Kurucu baskan Mehmet Emin Yurdakul'dan sonra, idare kurulu toplantisinda Ahmet Ferit Tek, Türk Ocagi Baskanligina getirildi. 

"Ifham" Gazetesini çikardi. Atesli yazilar yazdi. Istanbul milletvekili oldu. Maliye Bakanliginda bulundu. Lozan müzakerelerine istirak etti. Içisleri bakani oldu. 1925 yilindan sonra tamamen Disisleri hizmetine girdi. Ahmet Ferit Bey, 1925-1932 yillari arasinda Londra'da, 1932-1939 yillari arasinda Varsova'da, 1939-1943 yillari arasinda Tokyo'da büyükelçilik vazifesinde bulundu. Yas haddi gelince, bir yil uzatilarak, 1943 senesinde emekli oldu. 

25 Kasim 1971'de öldü. 

"Tekin" takma adiyla yazdigi "Turan" isimli bir de kitabi olan Ahmet Ferit Tek, dürüst, samimi, çaliskan bir sahsiyet idi. Genis kültürü vardi. Taninmis tarihçilerimizden Dr. Emel Esin babasidir. 

Yazilarinda Türklük ve Islamiyet dayanismasina büyük önem vermistir. Milliyet fikri ve milliyetçilik ülküsünü gerçeklik suuru ile ayarlamaya, her türlü siyasi düsüncenin üstünde degismez prensip olarak ehemmiyet vermistir. 

ESERLERI: "Tekin" takma adiyla yazdigi "Turan" isimli bir kitabi vardir.

 

 

HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER 
GÖREV DÖNEMI: 1912–1931/ 1949–1959/ 1961–1965

Hamdullah Suphi Tanriöver, 1885 yilinda Istanbul'da Aksaray'da, Horhordaki Abdüllatif Suphi Pasa Konaginda dünyaya geldi. Babasi Maarif Nazirlarindan Abdüllatif Suphi Pasa, annesi ise Ülfet Hanimdir. Ilk tahsilini Kisikli, Altunizade ve Numune-i terakki mekteplerinde yapan Tanriöver, 2. Abdülhamit’in iradesiyle parasiz ve yatili olarak orta tahsilini Galatasaray lisesinde tamamlar. 1905 yilinda Reji idaresinde tercüme servisinde ilk görevine baslar. Daha sonra muhtelif okullarda ögretmenlik yapar. Edebiyat Fakültesinde ders verir. Profesör olur. 1913'te Edirne'deki Bulgar zulmünü dünyaya anlatmak için seçilen heyetin içindedir. 

Fecri Ati grubu içinde sair ve elestirmen olarak Türk edebiyatina giren Tanriöver, gerçek yerini ve kisiligini milli edebiyat cereyani ve Türk Ocagi kadrosunda bulmustur. Ayrica Hamdullah Suphi Tanriöver, Ömer Naci'den sonra Türk dünyasinda büyük ün kazanan yeni bir milli hatiptir. 

35 yasinda Milli Mücadeleye Antalya Milletvekili olarak katilan Tanriöver'e milletvekilligi uhdesinde kalmak üzere Matbuat ve Istihbarat Umum Müdürlügü görevi verilir. 

Daha sonra Milli Egitim Bakanligina getirilen H. Suphi Tanriöver, bu görevini muayyen zamanlarda iki defa sürdürmüs, Mehmet Akif Ersoy'un yazdigi Istiklal Marsimizin Millet Meclisinde kabulü onun büyük çabalari sonucu gerçeklesmistir. 

Tanriöver daha sonra Bükres büyükelçiligine tayin edilmis, bu görevi 1944'te sonra ermistir. 1946'da Istanbul'dan milletvekili olmus, bu görevi de 1960'a kadar devam etmistir. 

Hamdullah Suphi Tanriöver, 10 Haziran 1966 yilinda Istanbul'da ölmüs, Edirne Kapi Merkez Efendi mezarligina gömülmüstür. 
Bir yazar "Türk Ocagi ve Hamdullah ikiz kardes gibidir. Muhakkak biri digerini hatira getirir" der. Gerçekten Türk Ocagi dendigi zaman mutlaka H. S. Tanriöver akla geliyor. 1912 yilinda 766 sira numarasiyla Türk Ocagina üye olmus, yillarca baskanlik yapmis, çok heyecanli, çok atesli hitabeleriyle, bu mukaddes ocakta gelistirilmis Türk Milliyetçiliginin gür ve temiz sesi, tipik bir sembolü olmustur. 

Türk Ocagina büyük emegi geçen kuruculardan Yusuf Akçura sunlari söyler: 

"Ocagin tarihinde fasila yoktur. Türk Ocagi bu fasilasiz hayatini en ziyade reisi Hamdullah Suphi Beye borçludur. Kendi hayat ve istikbalini Ocaga katmis olan Hamdullah Suphi Bey, enerjisi, fikir takibi, ruh asinaligi ve isi zor bulunur tertipleyiciligi sayesinde Türk Ocagini, Milli Türk Devletinin kurulusuna kadar getirebildi"

Muhtelif araliklarla otuz dört yil gibi uzun bir süre genel baskanlik yaparak kirilmasi çok zor bir rekorun da sahibidir. Genel baskanlik yaptigi dönemler (1912), (1949-1959) ile (1961-1966) yillari arasindadir. 

Tanriöver’in en büyük hizmetlerinden biri de Türk Ocagi binasinin yaptirilmasidir. Tamamen Türk Ocaklilarin fedakar  katkilari ve gayretleri ile meydana getirilen bu bina, daha sonra Ocaklilardan alinmis, iadesi için çesitli girisimler müspet bir sonuç vermemistir. Bugün Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanligi uhdesinde hizmet vermekte olan Tarihi Türk Ocagi binasi, asli sahiplerine iade edilecegi günleri beklemektedir. 

ESERLERI:
Hamdullah Suphi Tanriöver'in bir çok yazi ve siirlerinin yaninda, "Dag Yolu" ve "Günebakan" adli iki de eseri vardir.

 

 

PROF. DR. OSMAN TURAN 
GÖREV DÖNEMI: 1959–1960/ 1960–1961/ 1966–1973

1914 yilinda, Trabzon'un Çaykara kazasinin soganli köyünde dogdu. Kuranoglullari adi ile anilar bir aileden gelmektedir. Babasi, Birinci Cihan Savasinda Kafkas Cephesinde sehit olan Hasan Agadir. Osman Turan, ilk okulu Çaykara'da, Liseyi Trabzon ve Ankara'da bitirdi. Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Cografya Fakültesinden 1940'ta mezun oldu. "On iki Hayvanli Türk Takvimi" adli eseriyle doktor oldu. 1944 'de doçentlige, 1951'de de profesörlüge yükseldi. 1948'de Paris'te toplanan Sakiyatçilar Kongresine "Selçuklu Türkiye'sinde Toprak Hukuku" adli tebligi ile katildi. 1948-1950 yillari arasinda Londra ve Paris'te incelemeler yapti. 1954 yilinda Trabzon'dan milletvekili seçildi. Milletvekilligi 27 Mayis 1960'a kadar sürdü. Yassiada'da 17 ay tutuklu kaldi. Beraat etti. 1964'te Adalet Partisi Genel baskan Yardimcisi seçildi. 1965’te tekrar Trabzon'dan milletvekili oldu, 1969'da siyasetten çekildi. 1972'de emekli oldu. 17 Ocak 1978'de öldü. 

Prof. Dr. Osman Turan, meslektaslari "Ciddi ilim adami formasyonu, saglam karakteri, yüksek medeni cesareti, dogrulugu ve tok sözlülügü, çok genis fikri ihata kabiliyeti, Türklükle ilgili genis ve saglam bilgisi, muktedir kalemi ile taninmis bir ilim adami" olarak tarif ediyorlar. 

Dünya çapinda bir Selçuklu tarihi mütehassisi olan Prof. Dr. Osman Turan'in yüzlerce makalesinin disinda çok sayida kitabi vardir.

Prof. Dr. Osman Turan, Ingilizce, Fransizca, Arapça ve Farsça biliyordu. 

Türk Ocaklarini Genel merkezinin Ankara'ya nakli üzerine 1959'da yapilan Kurultayda Genel Baskan oldu. Türk Yurdu Mecmuasini yepyeni bir muhteva ve ruhla çikardi. Türkiye'nin en çok okunan fikir dergisi yapti. Yassiada’ya sevk edilince bir süre Türk Ocaklarindan ayri kaldi. Hamdullah Suphi Tanriöver ve Prof. Dr. Osman Turan'in Genel Baskanligi döneminde Türk Ocaklari her bakimdan sahsiyetini kazanmis, fikir ve kanaatleri cemiyetin her kesiminde kabul gören itibarli bir kurulus olarak kamuoyunda yerini almistir. 

ESERLERI: "On Iki Hayvanli Türk Takvimi (1941), Selçuklular Tarihi ve Türk Islam Medeniyeti (1965), Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi (iki cilt) (1969), Dogu Anadolu Türk Devletleri Tarihi (1973), Selçuklular ve Islamiyet (1971) Türkiye Selçuklulari Hakkinda Resmi Vesikalar (1958), Selçuklular Zamaninda Türkiye (1971), Türkiye'de Manevi Buhran Din ve Laiklik (1964), Türkiye'de Komünizmin Kaynaklari (1965) Vatanda Gurbet (1980), Türkiye'de Siyasi Buhranin Kaynaklari (1980)"

 

 

PROF. DR. NECATİ AKDER
GÖREV DÖNEMI: 
1960–1961

1901 yilinda Istanbul'da dogdu. Babasi Mustafa Lütfü, annesi Sazimet hanimdir. 1920'de Istanbul Ögretmen okulundan mezun oldu. Bir süre özel okullarda ögretmenlik yapti. Bebek Darüleytam(Yetimler mektebi)indaki ögretmenliginden sonra 1923 yilinda, Istanbul'da açilmis olan Orta Ögretmen Okuluna imtihanla girerek pedagoji ve felsefe tahsil etmis, daha sonra Istanbul Yüksek Ögretmen Okulunun felsefe bölümünden mezun olmustur. 

Trabzon, Afyonkarahisar ve Erzurum Liselerinde felsefe ögretmenligi yapmis, 1939 yilinda Milli Egitim Bakanliginca Fransa'ya gönderilmis, Sorbon Üniversitesinde felsefe tahsili yapmistir. Fransa'dan döndükten sonra Ankara Üniversitesine intisap eden Necati Akder, 1942'de doçent, 1948 yilinda profesörlüge yükselmis, 1971'de de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi felsefe ana bilim dali baskani iken emekli olmustur. 20 Mart 1986'da ölmüstür. 

Bir süre Kayseri Yüksek Islam Enstitüsünde ahlak felsefesi dersleri de veren Prof. Dr Necati Akder, 1960-1961 yillari arasinda Türk Ocaklari Genel Baskanligina getirilmis, Türk Yurdu ve Türk Kültürü dergilerinde arastirma çerçevesinde uzun makaleleri yayinlanmistir. 

Prof. Dr Necati Akder'in yayinlanmis eserleri sunlardir:

ESERLERI: Felsefeye Giris, Milli Hayat ve Milli Felsefe, Ordu ve Ideoloji, Hürriyet ve Formalizm, Ideal Buhrani ve Üniversite Anarsisi, Üniversite Drami ve Kültür Problemi, Dil ve Kültür Suuru, Bir Neslin Drami Üzerine Düsünceler.

 

 

PROF. DR. EMİN BİLGİÇ
GÖREV DÖNEMİ: 
1973–1974

1916'da Isparta'nın Şarkikaraağaç İlçesinde doğdu. Babası müderris-müftü Sadık Bilgiç, annesi müftü Said Efendi’nin kızı Kadriye Bilgiç’tir.

İlkokulu 1929'da Şarkikaraağaç'ta, ortaokulu Yalvaç'ta bitirdi. Liseyi Konya, Afyon, Ankara'da okudu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin ilk mezunlarındandır. Sümeroloji, Assirioloji, Hititoloji, Arkeoloji tahsil etti. 1940'ta asistan oldu. 1943'de doktorasını tamamladı. 1949'da doçent oldu. 1952 sonundan 1954 mart ayına kadar İngiltere'de araştırmalarda bulundu. 1955'te profesör ve kürsü başkanı oldu. 27 Mayıs 1960'da 147'lere karıştırıldı. Almanya Hamburg Üniversitesi’ne gitti. Hamburg'da iken çıkarılan bir kanun üzerine tekrar DTCF’deki  görevine döndü. 1966'da dekan seçildi. 10 yıl senatoda çalıştı. 1983'te kendi isteği ile emekli oldu.

1978'den 1983'de emekli oluncaya kadar, Sümeroloji ana bilim dalı başkanlığı ve Ön Asya Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanlığı yapmıştır. 1975-1980 başı arasında ve 1980 yılı başından sonuna kadar iki ayrı devrede ise Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı görevlerinde bulunmuştur.

Prof. Bilgiç'in Türkçe, Almanca, İngilizce yazılmış yüzden fazla çeşitli konularda mesleki makalesi, bunlardan Fransızca ve Rusça'ya tercüme edilenleri vardır. Toynbee'nin "Dünya ve Harp" adlı kitabını da Türkçe’ye çeviren Prof. Bilgiç'in ayrıca kültür, eğitim, milli ve içtimai konular üzerinde çeşitli dergi ve gazetelerde iki yüzden fazla yazısı ve araştırması yayınlanmıştır.

"Milli Kültür Davamız" ve "Maarif Davamız" adı ile üç yüz sayfanın üstünde iki kitabı yayınlanmıştır. "Milli Kültür" adlı kitabı Milli Kültür Vakfı’nca mükâfatlandırılmıştır.

1925 ve sonralarında babasının Türk Ocakları Şarkikarağaç şubesi başkanlığı döneminden itibaren Türk Ocakları ile ünsiyet sahibi olan Emin Bilgiç, 1954 yılından sonra Türk Ocakları’nın çeşitli kademelerinde görev almış ve 1973-1974 döneminde Genel Başkanlık görevinde bulunmuştur. O günkü zor şartlarda Türk Ocakları Genel Başkanı olarak, bu milli kuruluşu büyük bir dirayetle yönetmiştir.

Prof. Dr. Emin Bilgiç, 21 Ocak 1996'de Ankara'da vefat etmiştir.

ESERLERİ: "Milli Kültür Davamız" ve "Maarif Davamız" adlı kitapları var.

 

 

 

PROF. DR. ORHAN DÜZGÜNEŞ
GÖREV DÖNEMI: 1974–1994

Prof. Dr. Orhan Düzgünes 1917 yilinda Istanbul'da bir balikçi köyü olan Rumeli Kavagi'nda dogdu. Babasi, Bulgaristan'in baskenti Sofya'nin 120 km kuzeydogusunda ve Tuna'nin kolu olan Osma Irmagi kiyisindaki Lofça’nin esrafindan ve Istanbul'dan Anadolu'ya silah ve cephane kaçirilmasi faaliyetlerine yadim etmis olan polis memuru Aziz Efendi’dir. Annesi Gerede'lidir. 

Ilkokulu Gerede'de orta ve lise ögrenimini parasiz yatili ögrenci olarak Kastamonu Lisesi'nde 1934 yilinda, Fen kolundan pekiyi derece ile mezun olan Düzgünes, yüksek ögrenimini Yüksek Ziraat Enstitüsü'nde 1938 yilinda birincilikle tamamlamistir. 

Bu üstün basarisi dolayisiyla, iki ay süre ile Tarim Bakanligi tarafindan Macaristan'a gönderilmistir. Askerlik görevini 1938 yilinda Cumhurbaskanligi Muhafiz Alayinda tegmen olarak bitirdikten sonra, ayni yil Yüksek Ziraat Enstitüsü bünyesinde bulunan Zootekni Enstitüsü'nün asli asistanlik imtihanini kazanmis ve 1946'da doktorasini tamamlamistir. Ayni yilin sonunda Amerika Birlesik Devletlerine giderek, burada yapmis oldugu bir arastirma sebebiyle "Sigmaxi" adli ilmi arastirmalar dernegine üye seçilmistir. Yurda döndükten sonra 1951'de doçentlige yükselmistir. 1953 yilinda Avrupa Zootekni Federasyonu Hayvan Genetigi Çalisma Gurubu Türkiye temsilcisi seçilmistir. 

Amerika'ya 1955 yilinda ikinci defa giden Düzgünes, Nebraska ve Iowa Üniversitelerinde çalismis, 1956'da yurda dönmüs ve 1957 yilinda Profesör olmustur. 

Yurda döndükten sonra, Genetik, Istatistik ve Hayvan Islahi, Hacettepe Üniversitesi Tip Fakültesi ile Ankara Üniversitesi Tip Fakültesinde iki yil süre ile biyoistatistik derslerini okutmustur. Bu arada Iskoçya'da ve Almanya'da incelemelerde bulunmustur. 

Prof. Dr. Orhan Düzgünes, 1968-1970 yillari arasinda Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanligi yapmis, ayrica Genetik Biyometri kürsüsü Kurucu Baskanligi görevlerini de basariyla yürütmüs, iki dönem Ziraat Mühendisleri Odasi Baskanligi, Türkiye Ziraat Mühendisleri Birligi Baskanligi ve 1984'de de Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlügü görevlerinde bulunmustur. 

Amerika, Iskoçya ve Almanya'dan baska, Israil, Ispanya, Italya, Fransa ve Türk Cumhuriyetleri gibi ülkelere seyahatler yapmis ve bir çok bilimsel toplantiya katilmistir. 

Ülkücü Ögretim Üyeleri ve Ögretmenler Sendikasi Baskanligi, Ülkücü Ögretmenler ve Ögretim Üyeleri Dernegi Baskanligi yapan Prof. Dr. Düzgünes, 1973 yilinda Türk Ocaklari Ankara Subesi Baskaligina, 1974 yilinda da Türk Ocaklari Genel Baskanligi'na seçilmistir. Hamdullah Suphi Tanriöver'den sonra en uzun süre, yirmi yil, Türk Ocaklari Genel Baskanligi yapan Prof. Dr. Düzgünes, 1994 yilinda bu görevinden ayrilmis, ölünceye kadar Türk Ziraat Mühendisleri Birligi Vakfinin Genel Baskanligi görevini yürütmüstür.

1986 yili Türkiye Bilimsel ve Teknik Arastirma Kurumu'nun "Hizmet Ödülü" Prof. Dr. Orhan Düzgünes'e verilmistir. 
Prof. Dr. Düzgünes, ayrica Türk Biyologlari Cemiyeti, Türk Istatistik Dernegi, Sigmaxi, Amerikan Genetik Society, The Biometry Society ve Avrupa Zootekni Federasyonu Hayvan Genetigi Komisyonu gibi mesleki derneklerde ve kuruluslarin üyeliklerinde bulunmus, Tarim Bakanligi Hayvan Islah Komisyonu Üyeligi, Milli Egitim Bakanligi Strateji ve Metot Komisyonu Üyeligi, Tarim Bakanligi Teknik Tavukçuluk Kurulusu Üyeligi, Devlet Istatistik Enstitüsü Danisma Kurulu Üyeligi gibi görevleri de yürütmüstür. 
Çok sayida ilim adaminin yetismesine yardimci olan Prof. Dr. Düzgünes, konusuyla ilgili 14 kitap ve yüzün üzerinde makale ve arastirma yayinlamistir. 

Almanca ve Ingilizce bilen Düzgünes evli ve iki çocuk babasi idi. 

27 Haziran 1996'da Ankara'da bir kalp krizi sonucu vefat eden Düzgünes, 28 Haziran 1996'da Ankara Karsiyaka mezarligina defnedilmistir.

 

 

SADİ SOMUNCUOĞLU 
GÖREV DÖNEMI: 1994–1995

1940 yilinda Aksaray'da dogdu. ilk ve ortaokulu Aksaray'da, lise ve yüksek ögrenimini Ankara’da tamamladi. 1957-58 yillarindan itibaren Türk Ocaklari’nda bulundu ve milliyetçi düsünce yapisi bu yillarda basladi. Bir süre devlet memuriyetinde bulundu. 1965 yilinda “Bab-i Ali'de Sabah" gazetesini çikardi. Türkiye ve Ortadogu Amme Idaresi Enstitüsü'nde Organizasyon ve Metot ile Idarecilik kurs ve egitimi gördü. 

1967'de aktif siyasete atildi. Bu dönemde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Idare Kurulu tarafindan Gençlik Kollari Genel Baskanligi görevine getirildi. 1969 Adana Kongresi'nde GIK üyeligine seçildikten sonra, 12 Mart 1971 yilina kadar kisa bir dönem disinda, gençligin egitimi ve teskilatlanmasi islerini yürüttü. 

1977 yili seçimlerinde Nigde Milletvekili olarak Parlamentoda yer aldi. Demirel Kabinesinde Devlet Bakani olara görev yapti. 1980 darbesiyle birlikte tutuklandi ve MHP davasinda idamla yargilanarak, beraat etti. Aktif siyasette bulundugu yillarda ve sonrasinda yeni yetisen genç neslin, inançli, milli degerlere bagli, Türk-Islam kültürü ile yogrulmus, insan halklarina ve demokrasiye saygili, vatanini ve milletini seven, dürüst ve sarsilmaz ahlak yapisina sahip kisiler olarak yetistirilmesi hizmetlerine araliksiz devam etti.  Devlet, Töre ve Bozkurt gibi dergilerin yayininda görev aldi. Pek çok yazi ve makalesi yayinlandi. Yurt içinde ve disinda birçok konferanslar verdi. Milletimizin ileri milletler seviyesine ulasabilmesi maksadiyla önümüzde duran ciddi meseleleri asabilmek için ne yapilmasi gerektigine dair tutarli fikirler üretti. 

1985-1995 yillari arasinda siyasetten ayrildi. Türk Ocaklari Genel Merkez Heyet üyesi ve Genel Baskanligi görevlerinde bulundu. 

1995 seçimlerinde Aksaray Milletvekili olarak ANAP listesinden Parlamentoya girdi. 1.5 sene sonra 1997 yilinda ANAP'tan ayrilarak, MHP'ye katildi. MHP Genel Baskan Yardimciligi görevini üstlendi. 1999 seçimlerinde MHP'den Aksaray Milletvekili seçildi. Kurulan 57. hükümette Devlet Bakani olarak görev yapti. Halen gazete yazarligina devam eden Somuncuoglu, ülke meselelerine gösterdigi milliyetçi hassasiyetle birçok esere imza atti. Evli, üç çocuk babasidir. 

 

 

NURİ GÜRGÜR 
GÖREV DÖNEMI: 1996 - 


1940 yilinda Erzincan’in Kemaliye ilçesinde dogdu. Ankara Hukuk Fakültesi'nden 1963 yilinda mezun oldu. Ögrenciligi sirasinda 1958-1961 yillari arasinda Türk Ocagi Gençlik Kolu'nda kurucu ve yönetici olarak görev yapti. 1961 yilinda bir grup arkadasiyla Üniversiteliler Kültür Kulübü (Dernegi)ni kurdu. Bu dernek uzun yillar milliyetçi gençlerin fikri ve kültürel çalismalar yaptiklari önemli ve etkili bir zemin oldu. 1961-1963 yillari arasinda MTTB'nde Ankara Icra Kurulu Baskanligi görevini yürüttü. Bu yillarda Son Havadis Gazetesi ve Düsünen Adam Dergi'sinin Meclis Muhabiri, Ankara Ticaret Postasi'nin köse yazari olarak gazetecilik yapti. 1967 yilinda basladigi Avukatligi 1970 yilinda ticarete baslayincaya kadar sürdürdü. 1968 yilindan 1971'e kadar Üniversiteliler Kültür Dernegi'nin yayin organi olarak çikarilan Ocak Dergisi'nin yazar ve yöneticiligini yapti. 1969 yilindan itibaren Devlet Dergisi'nin yazarlari arasinda yer aldi. 

1975 yilinda MHP Genel Idare Kurulu'na girdi ve partide 1976 - 1978 yillari arasinda Genel Sekreter Yardimcisi olarak görev yapti.

Türk Ocaklari'nin yeniden faaliyete geçirilmesi ve Türk Yurdu Dergisi'nin yeniden yayinlanmasi çalismalarinda yer aldi, yazi kurulunda görev yapti. 1993 - 1994 yillarinda Türk Ocagi Ankara Subesi Baskani oldu. 1996 Kurultayinda Türk Ocaklari Genel Baskanligi'na seçildi. Hâlen bu görevi yürütmekte ve Türk Yurdu Dergisi'nin basyazarligini yapmaktadir.
Türk Ocaklari Egitim ve Kültür Vakfi'nin Kuruculari arasinda yer alan Nuri Gürgür 1989 -1992 yillarinda Vakif Mütevelli Heyeti'nde görev yapti.

1995 yilindan bu yana Ankara Ticaret Odasi Meclis üyesidir. 1999 yilindan beri ATO Meclis Baskani olarak görev yapmaktadir.

ESERLERI:
 Yorumlar ve Yankilar, Milliyetçilik Üzerine, Gündemden, Aydinlarimiz ve Avrupa Birligi, Milli Politika Ihtiyaci, Yüzyilin Eteklerinde isimli kitaplari vardir. Çesitli gazete ve dergilerde yazilari yayinlanmaktadir.

 

 

 

 

 

 

Türk Ocakları - Kamu Yararına Çalışır Dernek